|
Urla,
İzmir’in 38 km. batısında, kendi adını taşıyan yarımadanın merkezindeki
eski bir
yerleşim merkezidir. Kuzeyinde Ege Denizi, güneyinde
Düden Körfezi ve Seferihisar ilçesi,
batısında Çeşme ilçesi,
doğusunda ise Güzelbahçe ilçesi yer almaktadır. Devlet İstatistik
Enstitüsü’nün
verilerine göre (2000) toplam nüfusu yaklaşık 49 bin civarında
olan
ilçenin yüzölçümü 721 kilometrekaredir.
Urla ilçesindeki en
yüksek dağ 650 metre rakımıyla ilçenin güneybatısındaki Teke
Dağları’dır.
Bu dağ dışında yüksekliği 200 metre biraz aşan
birkaç dağ vardır. Bunların dışında arazi genellikle
yükseklikleri
200 metreyi aşmayan tepeler ve ovalardan meydana gelmiştir.
Akdeniz
ikliminin hâkim olduğu Urla’da yıllık sıcaklık ortalaması 16,8 derece,
nisbi nemlilik ise
%61 civarındadır. Yılın 195–200 gününün açık
ve güneşli, 30–39 gününün kapalı, 120 gününün ise
parçalı bulutlu
geçtiği Urla’da etkili olan rüzgârlar kuzey-kuzeydoğudan “poyraz”,
güneyden lodos”tur.
İklimin etkisi nedeniyle bitki örtüsü bodur
çalılardan oluşan makilerin ağırlık gösterdiği alanlardan oluşur.
Uzunkuyu,
Zeytineli, Yağcılar, Demirciler köyleri civarında bakir çam ormanları
vardır. Bunların dışında çınar,
zeytin, kavak, incir ve meyve
ağaçları genel bitki örtüsü içinde yer alır.
Urla’nın İzmir
Körfezi’ndeki sahilinde oniki adası bulunmaktadır. Bu adalardan dördü
iskâna açıktır.
Diğerleri ise günübirlik turizmde önemli bir üs
olarak kullanılmaktadır.
Urla’da tarım ekonomik yapının
belirleyicisidir. Tarım sektöründeki en çok uğraşı alanı tahıl,
zeytincilik,
sebze, meyve ve çiçekçiliktir. 1980’li yıllardan bu
yana ise İçmeler, Özbek, Zeytinalanı mahalleleri ile
Bademler ve
Kuşçular köylerinde seracılık faaliyetleri önem kazanmıştır. Zeytinalanı
ve İçmeler Mahallesi
ile Kuşçular Köyü’ndeki seralarda sebze
üretimi yoğunluktayken Bademler Köyü ve Özbek Mahallesi’nde
kesme
çiçek ve süs bitkileri üretilmektedir.
Tarım dışında büyükbaş ve
küçükbaş hayvan besiciliği ve balıkçılık ekonomik girdinin diğer önemli
kaynakları
arasındadır. Balıkçılık konusunda yeni yeni uygulamaya
başlayan “tarla balıkçılığı” bir zamanlar geriler durumdaki
balıkçılığımızın
yeniden canlanmasında etkili olmuştur.
Urla ılımlı iklim
kuşağında, Akdeniz iklimi ve Akdeniz bitki örtüsüyle yılın yedi ayı
turizme hizmet vermektedir.
Urla’nın sahip olduğu doğal
zenginliklerden Malgaca İçmeleri, Özbek ve Gülbahçe’deki şifalı suları,
Çamlıçay Mahallesi’nden
Balıklıova Köyü’ne kadarki sahillerinin
temiz kumu ve denizi özellikle Demircili, Yağcılar ve Zeytineli
kıyılarında henüz insan elinin
değmediği ormanlar ve koylar
bulunmaktadır.
Günümüzden 8 bin yıl öncesinden başlayarak bütün
çağların ve kültürlerin yeşerdiği Urla’da arkeolojik ve tarihi alanların
sayısı oldukça
fazladır. İskele Mahallesi’ndeki Limantepe Höyüğü
M.Ö. 6 bin yıla kadar uzanmaktadır. Yine İskele’deki Klazomenai şehri
12 büyük
İon şehrinden birisidir. Limantepe ve Klazomenai
şehirlerinde yürütülen bilimsel kazılarda ele geçen buluntular İzmir ve
Manisa
müzelerinde sergilenmektedir. Ve günümüzde Demircili Köyü
sahilinde küçük bir yarımada üzerinde bulunan Airai Kenti, Teos ve
Erithrai
arasındaki bir liman olarak M.Ö. 6 yy için önemli bir
yerleşim merkezidir. Airai’den Zeytineli ve Alaçatı’ya kadar uzanan bir
sahil boyunca
Roma ve Bizans dönemlerine tarihlenen pek çok
yerleşme bulunmaktadır.
Özbek civarında, Çarpan Körfezi’ndeki
Tavşan Adası’nda ve Gülbahçe’de İon, Roma ve Bizans dönemlerinden
kalıntılar bulunmaktadır.
14. yüzyılın ilk yarısında (1320’lerde)
Türklerin Urla yarımadasına hâkim olmalarıyla birlikte bugünkü Urla bir
Türk yerleşim merkezi olarak
kurulmuştur. Bu dönemden kalma
Fatih İbrahim Bey Camii ve Hamamı halen kullanılmaktadır.
Bu
eserlerin dışında Çarşı Camii (15. yy), Kapan (Hacı Turan) Camii ve
Mektebi (14.-15. yy), Kütük Minare Camii (14.-15. yy), Hersekzade
Ahmet
paşa Hamamı (1508), cami, mektep, türbe, hamam ve çeşmeden oluşan
Kamanlı Külliyesi (15. yy) hemen sayılabilecek olanlardandır.
Yapılan
araştırmalarda Urla ve köylerinde toplam 13 tarihi cami ve mescidin, 10
hamamın, 4 türbenin ve 20’nin üzerinde çeşmenin olduğu saptanmıştır.
Urla
ve Urlalılar güzel doğası, sıcakkanlı konuksever insanları, zengin
tarihi ile “gönüllere taht kurmayı” hedefliyor.


|